5 Haziran 2026, 05:13:23
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

SATILIK HAZİNE: OKKASI ÜÇ KURUŞ!

04.09.2020 19:54 | Son Güncellenme: 04.06.2026 16:12
7
A+
A-

            Arşivlerimiz tarihî hafızalarımızdır. Korunması gereken mirasımızdır. Dolayısıyla geleceğimizdir. Çünkü “geçmişi olmayanın geleceği olamaz.”  Bu gerçeğe rağmen 1931 yılında yaşadığımız acı bir ihanetin, Osmanlı arşivimizin başına gelen kötü bir felaketin hikâyesini siz dğerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum:               1931 yılı Mayıs ayında, İstanbul Defterdarlığı Maliye arşivi evrakının 200 balyalık önemli bir bölümü, okkası üç kuruş on iki paraya İsveçli Ermeni Berger ailesine satılmıştır.          Balyaların at arabaları ile tren vagonlarına nakli yapılırken Son Posta Gazetesi Yazarı İbrahim Hakkı KONYALI durumdan haberdar olmuş; 13 Mayıs 1931 tarihli Son Posta Gazetesi’nde bu konuyu “ESKİ EVRAK HAZİNESİ SATILDI!”  başlığı ile duyurmuştur. Haberde,  üç yüz senelik  tarihî belgelerimizin satışının Maliye Vekaletinin kararı olduğunu ve bu kararı İstanbul Defterdarlığı ile uygulamaya koydurduğunu; 120 balyasının tren vagonlarına yükleme işleminin tamamlandığını; bu belgelerin içinde Fatih devrine, ayrıca  Vidin, Silistre, Tuna Vilayetlerine ve Yeniçerilere ait birçok belge ve ulûfenâmelerin de olduğunu bildirmiştir.                                                                                                                                                                                          Ancak bu haber satışa engel olamamıştır. Muallim Cevdet İNANÇALP konunun üzerine gitmiş; İstanbul M.Vekili Halil Edhem (Eldem) aracılığı ile devrin Başbakanı İsmet İNÖNÜ’ye ulaşmayı başarmış; önce bir telgrafla haberdâr etmiş; sonra Muallim Cevdet tarafından hazırlanan 17/05/1931 tarihli rapor İnönü’ye ulaştırılmıştır. İnönü, Başvekil İsmet imzasıyla 10/06/1931 tarihli genelge ile satışın durdurulmasını emretmiştir.  Bu girişime rağmen 200 balyalık satıştan sonra işlem durdurulabilmiştir.         Daha sonra açılan soruşturmada değişik cezalar alan sorumlular, Recep PEKER’in başbakanlığı döneminde çıkartılan genel af nedeniyle ceza almamışlardır. Bu belgelerin geri alınması için uzun yıllar süren mücadeleler sonuçsuz kalmış, Bulgar hükümetleri Türkiye ile gerginlik yaşanmaması adına 200 balyadan sadece kendi belirledikleri 53 çuvalını geri vermişlerdir.          Satılan belgelerin Bulgaristan’daki durumunu incelemek üzere olaydan 62 yıl sonra, 1993 yılında Osmanlı Arşivleri Daire Başkanlığı’ndan iki memur Bulgaristan’a gönderilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda, yukarıda adı verilen İsveçli Ermeni Berger ailesine ait kâğıt fabrikasına giden Osmanlı arşiv Belgelerine, Bulgar hükümetince; bizim “kıymete haiz değildir!” diye sattığımız, ama onların kıymetini bilerek Sofya Tren Garı’nda el koyduğu ve fabrika yetkililerinden kısmen zor kullanarak satın aldığı, böylece hamur olmaktan kurtardığı anlaşılmıştır.          1931 yılında el konulan belgeler, Bulgar hükümetinin kurduğu beş kişilik bilim komisyonu tarafından incelenmiş; bir rapor hazırlanarak gereği Bulgar hükümetine bildirmiştir. Bu komisyonun raporu incelendiğinde bizim için ibretlik ve utanılacak bir değerlendirme olduğu anlaşılmaktadır.          Osmanlı Arşivi emeklisi Prof. Dr. Atilla ÇETİN’in Son Posta Gazetesi Yazarı İbrahim Hakkı KONYALI’dan aktardığına göre,  hurda adı altında yapılan satışın, kıymetli evrakın götürülmesi için bir örtüleme faaliyeti olduğu yolundadır. Bu arşivin bir kısmının Papalık Kütüphanesi’ne verildiği yolunda rivayetler de vardır.                  Maalesef bizim arşiv belgelerimiz bugün, Bulgaristan’ın Milli Kütüphanesi olan ve adını 863 yılında Kiril alfabesini oluşturan iki kardeşten alan Aziz Kiril Kütüphanesi ile Methodius Ulusal Kütüphanesi’nde yer almaktadır!          Son Posta Gazetesi Yazarı İbrahim Hakkı KONYALI ‘ya göre bu bir ihanettir: “Bir Bulgar albayı yetiştirilmiş… Bu adam geliyor maliye depolarını inceliyor; ‘Bunlar işe yaramaz!’ diyor. Halbuki albay gelip uzun süre istihbarat yapmış, işbirlikçileri bulmuş, önemli belgeleri ekibi ile ayırmış. Gayet iyi Türkçe biliyor, belgeleri de okuyor…”           O gün özümüzü kemiren kurtlar bugün de içimizde olabilir. Arşivlerimize sahip çıkmanın yolu önce Osmanlıca öğrenmekten geçer. Aselsan’da çalışan mühendislerimizin teker teker öldürülüyor olması, içeriden ve dışarıdan planlanan bir çalışmanın ürünü olduğu kanaatini oluşturmaktadır. Dış güçlerin içimize uzanan kolunu kırmanın yolu, içimizdeki işbirlikçi kurtları ayıklamaktan geçer.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.