5 Haziran 2026, 05:09:08
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

Sosyalist İdealler ve Pratik Gerçeklik

06.09.2020 15:07 | Son Güncellenme: 04.06.2026 15:25
9
A+
A-

 Sosyalizm teoride, ekonomik ve siyasi gücün üretici emek lehine değişmesini öngörmüş ancak seçkin bürokratik bir gurubun elinde yoğunlaşmasına neden olmuştur. Mülkün, servetin ve siyasi gücün temerküzüne neden olmuş; toplum adına yola çıkmış ancak devleti toplum üzerinde kontrol edilemez bir aygıt haline getirmiştir.

Bu statü siyasileri ve yüksek bürokratların ideolojik yaklaşımlarını mühendislik bir stratejiyle kamu gücünü kullanarak kültür, din ve ahlak sistemlerine karşı zoraki bir aydınlanma çağı hidayetçiliğini/pozitivizm dayatmaya sevk etmiştir. Egemen oldukları bütün toplumlarda zorbalıkla yalnız doğayı değil, doğal ve insani bütün sosyal ve kültürel dokuları da tahrip etmişlerdir.

Özetle; “Eşit(!) olacaksınız ama benim dediğim gibi, özgür (!) olacaksınız ama benim çizdiğim sınırlarda ve zamanda” Din, kültür, dil ve ahlak sistemlerine ağır baskılar devam ederken özgürlük ve eşitlikten söz edilmeye devam edilmiştir.

Ulusal sermaye bürokratik elit’in kontrolünde bir azınlık topluluğun eline verilmiştir. Yeterli ve güvenli gelir ancak onlara mahsus kalmıştır.

Toplumcu sistem ekonomik özgürlüğü ve bireyselciliği yok saymaktadır. Toplum ihtiyaçlar düzeyinde eşitlemeye çalışılmış, sermayenin devlet kontrolünde bir zümrenin elinde temerküzünü sağlanmıştır. Böylece sınıfsız toplum ideali bürokratik imtiyazlar ve devlet kontrolünde sermayedarların ortaya çıkmasıyla paradoksal bir şekilde imkânsızlaşmıştır.

Birey ve toplum için ilerlemenin ve refahın tek yolu devlete yakınlık ve ideolojik teslimiyettir. Bu durum bireysel özelliklerin ve düşünsel gelişimlerin zenginliğinin toplumsal hâsılaya yansımasına engel olmuştur.

Maddi ideoloji ve sistem tüm vatandaşların gelir güvenliğini ve iyi yaşamalarını sağlamayı hedeflemiş, genele ihtiyaçlar düzeyinde olurken, bürokratik elit için yüksek yaşam standardı düzeyinde gerçekleşmiştir.

Emeği; zenginliğin kaynağı ekonomik değer yaratan tek faktör olarak gören sistem, emekçinin ürettiği değerin temel ihtiyaçlarının üstündeki kısmına el koymuştur.  Hak ve eşitlik prensibini üretim değerinin paylaşım aşamalarına uygulamamıştır. Ancak bürokratik devlet elit’i hem bireysel harcamalarda hem de kontrol ettikleri servetlerde kapitalist sermayedarları aratmamışlardır.

Marks’tan ve Keynes’ten yola çıkan ideoloji devletçi kapitalizm’e park etmiştir. Emek merkezli bir sistem olma idealine yaklaşılamamıştır. Toplumda gelir dağılımını eşitleme hedefine en alt ve üst seviyelerde çifte standartlı olarak ulaşılmıştır denilebilir.

Verimlilik kolektif adalet için göz ardı edilmiş, herkes için iş imkânı sağlanmış ancak ücret, temel ihtiyaçlar sınırını aşamamıştır. Refah toplumla paylaşılmamıştır. Sermaye tekelciliği engellenmiş ancak devlet tekelciliğinin ataletine düşülmüştür.

Devlet iş bulmuş, herkes çalışmış ve ücreti devlet belirlemiştir. Bu gün Türkiye uzun yıllar model aldığı devletçi ekonominin çoğu uygulamasını terk etmişken bir tek bundan vazgeçememektedir. Çünkü bu hem sermayenin, hem de hükümetlerin işine gelmektedir.

Siyasi elit tüm mülkü elinde tutmuş, üretim araçlarını kontrol etmiş, özel mülkiyeti ortadan kaldırmış veya kısıtlamıştır. Gelir dağıtıcı tamamen devlettir.

Fiyatlar, ücretler ve krediler tamamen hükümet tarafından kontrol edilmiş ve yönlendirilmiştir. Bu durum yatırımların rasyonalizasyonunu ve rantabilitesini düşürmüş ve kamu kaynaklarının toplum lehine büyütmek yerine kamuyu topluma yük haline getirmiştir. Emeğin yoksunluğunun kronikleşmesine neden olmuştur.

Tüm tasarruflar devletin gelecekteki mülkiyetini finanse etmek için kullanılmıştır.

Teknolojinin sorumluluğu olmayan yönetici bir elit grup tarafından kontrol edilmesi de yaşama uygulanma zenginliğini engellemiştir.

Muhtaç insanlar için sosyal güvenlik ağı vardır, damla misali maaş ve sosyal düzey tamamen devlet tarafından belirlenmiş, gelir zorunluluklar düzeyinde devlet tarafından dağıtılmıştır.

Ekonomik verimsizlik büyük finans ve sürdürülebilir çevresel teknoloji yetersizliğine sebep olmuş, ekonomik güçsüzlük, kalkınma sürecinde çevrenin kurban edilmesine neden olmuştur.

Eğitimin amacı, insanlara kestirmeden iş bulmak için eğitmektir. Genel eğitim ve genel sağlık hizmetleri hiçbir kapitalist ülkenin ulaşamadığı oranlarda ve kalitede ve yaygınlıkta çözülmüştür.

Sayın Başkaya gibi yeni arayışları merakla takip ediyoruz.

Not: Bu yazıyı büyük oranda http://www.cesj.org/index.html (Center For Economik And Social Justce) adlı sitedeki çalışmalardan yararlanarak oluşurdum.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.