5 Haziran 2026, 05:12:38
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

“ TEYÂRE”

04.09.2020 20:18 | Son Güncellenme: 04.06.2026 16:09
7
A+
A-

            O gara günleri sorma oğlum!.. Ne sen sor, ne de ben sööliim!.. Çok â-gara günler geçürdük. Çok açlık cıbıldakluk çekdük. Bugün sizlere bakıyum da; bu ne bu bolluk?.. Bu ne bu döküp saçmalar?.. Bi geydünüzü bi daha geymisunuz. Hey gidi günler hey!

            Bir tevek dokuma göyneğimiz (iç giysi) olurdu. Yalın ayak garakış ayında su, odun daşurduk; değirmene zahra götürürdük. Çulun üstünde yatar, ara ışık yakarduk…

          Dur oğlum, dur! Yüreğimin efkârını deşme!

         Şimdi düşünmeden edemiyum; aca o zaman biz çıddak (küçücük kor parçası) kadar ışıcağın altında nasıl êcek (eğirecek) eğiriyuduk? (yün eğiriyorduk)? Nasıl iplik sarıyuduk aca?.. Tööbe! Tööbe!.. Şindiki gızlar bi denecüünü bile yapamaz, edemez.

            Oğlum, bana Danuu Kızı Pempe derler. Yetimlikle, gariplikle böyüdüm. Gavur buralara geldiğinde yedi-sekiz yaşlarındaydım. Böyük gardaşım Danuu Huşut (Hurşit), Urus gâvuruna Şallu’dan (Beşikdüzü) Şalyeri’nden (Şalpazarı) Şıhgıranı’na, dağlara okarı yük taşımaya giderdi. Gavurlar onu alır götürürdü. Aşamca eve dönerken bize ekmek verülerdi. Ben de Huşud’un peşine ağlardım (Ben de gitmek isterdim). Bazı beni de götürüdü. Üstümüz-başımız çıplaktı. Yarı örtük, yarı çıplak…

            Oool Huşutum Oool!..  Gardaş Huşudum gardaş!…  Aca bile yaşaduk m’ola (Her şey fâni imiş) ool, ool!..

              Abdulla oğlum; sen bana ne soruyordun? Unutdum. Daldım getdim. Bildiğin gibi değil; o günneri algıma getürüsem yüreğim dolup çıkıyor,.. Hem, sen bunları ne yapacaksın? İşin mi yok?

            Oğlum; ben Çavuşlu sülalesine gelin geldükden sora da gariplik peşimi bırakmadı. Bir evin bir oğlu idi deden. Onula beni evlendürdüler. Onun adı da Abdulla idi. O esgerde şehit olunca onun adını, sen ilk torun olduun üçün sana verdük. Bu ‘Teyârecilik’, dedenin eskerde olduğu senelerdeydi. Ondan önce bize ‘Çavuşlu’ diilardı. (diyorlardı) Eskiden ‘çavuş’ demek, ‘böyük komutan’ demekmiş. Dedenlerin dedesi, Osmanlı ordusunda çavuş imiş. Ben ne bileyim, bize o güne kadar ‘Çavuşlu’ diilardı. Daha sonra ‘Teyare, Teyarelü’ demeye başladılar. Bu babanlar, amcanlar var ya… Bunlar  önceleri bu ‘Teyare’ laflına çok gızıyorlardı. Ama sonradan onlar da alıştılar. Şindik daha gızmıyorlar.       

            Deden Abdulla, Dünya Harbında (2.Dünya Savaşı) esgere getdi. O esgere giderke dört çocuğum varıdı. Alaman Harbı sıralarıydı. O dönemlerde şindiki gibi ne telefun vaıdı, ne mekdup varıdı… Getdi mi getdi…. Ya geldi ya gelesiye!.. Ya gendüsü gelüdü, ya da künyesi! Yol gözetle dur, işin yoosa!.. Ayı bellü diil, yılı bellü diil… Geride, ihtiyar böyük deden ile dört hızanın bakımı; bundan başga ahur, ev işleri, ineklerin danaların bakımı talla işleri, çayır – odun işleri, yemek manca, beşik gaşuk hep benim sırtımda. Yoksulluk, cıbıldaklık da cabası…

            Deden Abdulla’nın babası Gaynatam Ali, iyi niyetli, tövekkelce bir adamıdı. Allah rahmet etsin! Nur içinde gosun… Bize, ev böyüklüğünü o etti. ‘Gavur gelecek!’ gorkusu ortalığı sardı. Harp çıkmış diilar! Yetim hızanımı gucağama sıkıyum. Onlara acıyum! Babaları esger. Üstleri başları çıplak…

              Günlerden  bir gün, köyün üstünden bir teyare geçti. O güne kadar hiç teyare görmedük. Gürültüsü yeri-göğü inletti. Bi de bakaruk ki gööde böyük bişii gidiyu.  Korkudan yüreğemiz yarıldı. Aglımız başımızdan getti! Böyük dedeniz, o günlerde hastacaydı. Yatakda yatiyudu.  Yatduğu yerden bana çağarıyu, Şööle diyu:

            -‘Kız, Danuu Gızı! Gelin! Gâooo Danuu  Gızı ! Needesin? Annâ  (Görebileceğim yere) gelsene!’ Bu sırada gücük hızanlar, dışarıda oyniilardı. Unnar da ağlamee başladılar! Zatı (zaten) yüreem yaralu!. Aglımı gaçurdum sandım (zannettim)! Gopdum (koştum) hızanı topladım; kimi elimde, kimi sırtımda, kimi yanımda; geldim evin eşiine dineldim;

            -‘Ne var?’ Ne çağarıyun? dedim.

           Bu gürültüyü duyan yan gonşularla billikde görümcem Gışna Gızı da geldi. Deden yatduu yatakdan dooru bize şööle seslendi:

           -‘Gavur gelii! Gavur gelii! Babaları da eskerde. Hızana bir zarar verülerHızanı topla ahura götür; ‘beçer’in (hayvanların yemlikleri) içine yatur! Onları sakla! Üstüne de bi gaç bağ ‘daru sapı’ at! Kimse görmesin; gâvur bulmasın! Çabuk! Çabuk! Teyare sesini eşitmiyun mu? Teyâre geliyu, cabuk ol cabuk!

            Eeee ya; ben de assah sandım; hızanıma gıyamadım!. Ahura getdim, çocukları beçerin içine yaturdum. Üstünü mısır sapı ile örttüm. O gün çocuklar, aaşama gadar orada yattılar. Aaşam olunca, onları oradan çıkardım. Bu işi herkes duydu (Bu olay, mahallede yayıldı). Herkesin cımbışına (komiğine) getmiş; Hoşlarına getmiş.

            Gonşular bu olaydan sonra bize; “Teyârelü” demee başladılar. ‘Teyare Mustafa, Teyare Ali, Teyare Gızı, Teyarelü gelini’ diilar.

            Ben ne biliim; işte böyle…  iyi-kötü günner geçürdük. Sonra çocuklarımın babası, esgerde şehit oldu. Daha da görüşmek nasip olmadı. Mezerini bile bilmiyuk. Onunla görüşmemiz o dünyee (Ahirete) kaldı!..

                                                          -Türk Halk Kültürü Derleme Çalışmalarından-

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Alpay keleş dedi ki:

    Kaleminize yüreğinize sağlık …