5 Haziran 2026, 05:12:13
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

RADYASYONLU YAZI

04.09.2020 20:41 | Son Güncellenme: 04.06.2026 16:06
7
A+
A-

Yazarlar Birliği üyesi ve basın mensubu olarak yayınlanmış ve yayına hazırlanan kitap çalışmaları ile birlikte, Yeşil Kıyı Gazetesi ve Ağasar Dergisi’nde, ayrıca değişik internet sitelerinde siz değerli okuyucularımla uzun zamandan beri inceleme ve araştırmalarımı, kişisel görüş ve düşüncelerimi paylaşıyorum. Sizlerden çok sayıda tebrik ve teşekkür alıyorum. Yapıcı olan ve katkı sağlayan eleştirilerinize de açık olmakla birlikte, takdir ve övgülerinizin, teşvik edici olduğunu belirterek başlamak istiyorum.         Sanatçılar ve yazarlar, toplumun gözü, kulağı; basın ise halkın sesidir. Herkes bakar ama bazıları görür. Bakmak ile görmenin aynı şey olmadığını biz sanatçılarımız ve yazarlarımızla anlarız. Bu nedenle ileri toplumlarda sanatçının, yazar- çizerlerin saygın bir yeri vardır. Büyük Liman Havzası’nda çıkan gazete sayısını, internet yayıncılığında ulaşılan düzeyi, kendi halinde gazeteci ve yazar sayısının çokluğunu önemsiyorum.        

Bu değerlendirmeden sonra, sosyal yaşantımızın radyasyonu haline gelen bir konuyu daha sizinle paylaşmak istiyorum. Muhtemel bazı yorumları önlemek için hemen söylemeliyim ki bu yazıda kişisel olarak kimse hedef gözetilmemiştir. Konumuz toplumun genel olarak ahlak yönünden çürümüşlüğünü gösteren İkiyüzlü davranışlardır… Yani muhatabını yüzüne karşı övüp arkasından söven, gıyabında onu döven davranışlar… Fırsatını bulduğunda insanların ayağına çelme takmaktan çekinmeyecek kadar sinsi fikirli, cin karakterli kişilikler!  İşte radyasyon! Asıl radyasyon..! Toplumsal radyasyon!  Sevgiyi öldüren, güven duygusunu ortadan kaldıran ve insani ilişkileri kansere dönüştüren radyasyon… Kalplerde hâlâ bacaları tütmeye devam eden,  gönülleri harabeye çeviren  Çernobil…!Bedenin kimyası bozulunca nasıl çürüyor ve kokuşuyorsa, insan ruhunun, insan kalbinin çürüdüğü de ikiyüzlülüğünden, aldatmasından, dönekliğinden, emanete ihanetinden, yalan konuşmasından, sözünde durmamasından anlaşılmaktadır. “Aldatan bizden değildir!”  ilkesine uymayan bu davranışlar, ikili ilişkilere, sosyal hayatımıza dayanılmaz derecede kötü kokular yaymaktadır…          

İki yüzlülük kalbî bir marazdır, yani hastalıktır ve bu hastalığın sebepleri bilinmektedir. Ancak bu tipler kendilerini hasta olarak kabul etmezler; tam aksine kendilerini cin akıllı, toplumu yönlendiren kişi,  usta ve uzman kişi zannederler. Onlara İsra – 34’ü,  “…Verdiğiniz her sözü yerine getirin, çünkü verdiğiniz sözden mutlaka sorguya çekileceksiniz!” emrini hatırlatsak, acaba hastalıklarına çare olur mu?         

İkiyüzlülük, insan ruhunun çürümüşlüğü ve kokuşmuşluğu demektir; toplumda güvensizlik sebebidir; sosyal fitne radyasyonudur ve bozgunculuk nedenidir. Nükleer radyasyondan temizlenip arınmak ne kadar zor, hatta belli aşamadan sonra imkânsız ise, ikiyüzlülük hastalığından kurtulup temizlenmek de o kadar zor ve imkânsızdır.            

Hangi korku, umut ve baskı altında olursa olsun, haksızın karşısında yer almak; hangi vaat, yıldırma, saptırma ve şaşırtma gayreti olursa olsundoğruyu desteklemek; iyiliği iyilik yaparak tavsiye etmek, kötülüğü kötülükten kaçarak vazgeçirmek… Bunun bir üst derecesi, kötülüğe iyilikle karşılık verebilmek… 

İnsan olmanın gerektirdiği davranış şekli olmalıdır.            

Adamına göre tavır sergileme, nabzına göre şerbet verme, bir tür manevi radyasyondur. Çünkü “Yapmayacağınız şeyleri söylemek, Allah’ın en çok nefret ettiği şeylerdendir.” (61-3) emrine aykırıdır. Bu şekilde çürümüş ruhlar için, dürüstlük ve sadâkat artık imkânsız hale gelmiştir.Bu karakterler kendi sosyal çevrelerini, etkileyebilecekleri insanlardan oluştururlar. Ciddi ve dürüst insanlara karşı ise ölçülü, mesafeli ve dikkatlidirler. Onlara saygılı, tutarlı ve güven verici davranışlar sergilerler. Bu şekilde güvenlerini kazanarak diğer insanlar üzerindeki etkilerini artırmak isterler. Kalabalıklarda, saygınlığı kanıtlanmış şahsiyetlerle birlikte görünmeyi önemserler. Hoşgörülü değillerdir ama öyle görünmeye özen gösterirler. Yanaşanı yandaş, eleştireni düşman sayarlar. Kendi gelecekleri bakımından riskli gördükleri insanları itibarsızlaştırmak için, onlar hakkında yandaşları aracılığı ile yıpratıcı eleştiri, değerlendirme ve zan altında bırakacak yorumlar yayarlar; bir yandan da kendileri olgun tavırlar sergilemeye devam ederler.           

İzliyorum,  gözlüyorum,  sızlıyorum…                     

 Eğer kötülükte süreklilik oluşmuş, düzelmesi imkânsız hale gelmiş ise, belli bir süreçten sonra o kişi “…hateme…” olur yani mühürlenir. Benzer bozulmalar toplumun geneline yayılmış ve düzelmesi mümkün olmaktan çıkmış ise, o kavim felâketlere açık hale gelir. “…öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” (11-112)“Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol!”“Çünkü Allah art niyetli bakışların ve kalplerin gizlediği ihtiras ve tutkuların da farkındadır.(40-19)

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
04.09.2020 20:06
04.09.2020 20:36
04.09.2020 20:13
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.