5 Haziran 2026, 05:11:18
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

Dilimizin Afetleri

06.09.2020 13:37 | Son Güncellenme: 04.06.2026 16:01
7
A+
A-

 Efendim, hepinizi saygı ve duayla selamlıyorum. Bizler insan olarak yaratılmışız.Diğer varlıklardan her şeyimizle üstünüz aslında. Ama bazen kendimize öylesine eziyet ediyor ve kendimizi öylesine çaptan düşürüyoruz ki; bu hallerimize biz bile inanamıyoruz. Bunun nedeni, ya doğru yaşamayı ve yaşatmayı iyi bilmememiz; ya da gerçekten bile bile kendimize yenilerek bataklığa sürüklenmemizdir. Kalbimiz bizi yöneten ilk mercidir. Ona neyi salık verirsek; o, yönünü ona göre tayin eder.

Özellikle bu son dönemlerde ben de dahil olmak üzere; hepimizin yönümüzü gözden geçirmeye ihtiyacı olduğuna kanaat getirdim. Bu nedenle kalpleri birbirine bağlayan ya da birbirinden koparan ilk uzvumuz olan dilimizin, bize neler yaptırdığını öncelikle bilmeliyiz diye düşünüyorum. Dilden bütün bedene yayılan bu hastalıkların neler olduğunu ve sonuçlarını tekrar okumayı, kendime bir görev addederek acizane araştırıp dostlarla paylaşmak, bugünlerde her şeyden daha önemli gibi geldi bana. İnşallah hatalarımı düzeltici ve yazdıklarımı kendinize düstur edicilerden olursunuz. Amin.

İlk ve en önemli dil afetimiz maalesef gıybettir. Nedir bu kelimenin manası acaba hiç düşündünüz mü dostlar!!! Gıyabında, yani kendisinin olmadığı bir yerde bir müslümanın hakkında ileri geri konuşmaktır gıybet. Ta ki; kendisi hakkında konuşulanları duyduğunda hoşuna gitmeyecek şeyler olur da üzülürse, işte o zaman, gıybet en büyük afettir bir dil için. Hakkında konuştuğumuz kişi söylediğimiz kusuru, ameli, ahlaksızlığı vs. yapmış ya da yapmamış olsa da fark etmez. Birisinin hakkında, evinde ya da kendisinde var olan eksikliği bile söylemiş olsak gıybete girer. Bazen (Allah korusun) ima yoluyla da ederiz gıybeti. Mesela sevmediğimiz ya da kendisinin gıybetini yaptığımız birisi tam o anda yakınımızdan geçiyorsa hafifçe (hafiflik ederek); kaş-göz hareketi ya da başımızla o kişiyi işaret ederek de hakkında alçakça yaparız gıybeti.

Bakalım şimdi kitabımız ve onu bize tebliğ eden peygamberimiz (S.A.V)ne buyururlar bu afete dair ayet-i kerimede Yüce Allah bize şöyle emrediyor:

“Ey İman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Şüphesiz ki; bazı zanlar büyük günahtır. Birbirinizin ayıbını araştırmayın. Birbirinizin arkasından konuşmayın(gıybet etmeyin). Hanginiz, ölü kardeşinizin etini yemeyi sever(yemekten hoşlanır)!? Bundan tiksinirsiniz. Allah’tan (C.C.) korkun. Şüphesiz Allah(C.C.), tevbeyi kabul eden(çok bağışlayan), acıyandır. (Hucurat Suresi 12)

Peygamberimiz(A.S.) de gıybeti şöyle açıklamıştır:

Gıybet, kardeşinin hakkında duyduğu zaman, hoşuna gitmeyecek şekilde konuşmandır. “Söylenen şey kardeşimde varsa?” diye sorulunca; “o zaman gıybet etmiş, yoksa da ona iftira atmış olursun” buyurdular. Başka bir sözlerinde de; “gıybetin kulun hasenatında(yaptığı bütün iyiliklerde) yaptığı tahribat, ateşin kuru odunda yaptığı tahribattan daha sür’atli ve şiddetlidir.” Buyurmuşlardır.

Şunu bilmeliyiz ki; gıybet edince Allah’ın gazabına maruz kalıyoruz. Gıybet kıyamette iyiliklerimizi yakacaktır. Çünkü hakkında konuştuğumuz kişinin amel defteri bizim iyi amellerimizi kendisinde toplayacaktır eğer gereğini yapmazsak. Birisi hakkında nasıl olursa olsun gıybet etmişsek; öncelikle pişman olmalı, tevbe etmeli ve yaptığımıza çok ama çok üzülmeliyiz. Sonra kimin hakkında konuşmuşsak gidip ondan helallık dilemeli, bizi affetmesi için ricacı olmalıyız. Bir de tersini düşünün. Siz gıybet etmediniz de hakkınızda gıybet edildiğini duydunuz. O zaman hiddetlenip kızmak ve kırılmak yerine önce bir araştırma yapmalısınız. Ve tarafları çağırıp konuşturmalısınız. Eğer gelir de konuşurlarsa ne olur yapıcı ve düzeltici olun ki; Hakkın rızasına nail olasınız. Çünkü durumunu düzeltmek isteyenin üzerine gitmek ve onu zedeleyici davranmak erdemli kişinin şiarı değildir. Ama çağırmanıza ve fırsat vermenize rağmen kulak ardı edenler, ka’le almayanlar ve basit bir davranışmış gibi düşünenler için diyecek bir şeyimiz yok. Belki hakkında gıybet ettiği insanlar onu affeder ama akıbetini biz bilemeyiz.

Adamın birisi Hasan-ı Basri’ye “falancı senin gıybetini yaptı” der. Bunun üzerine Hasan-ı Basri tabağa hurma doldurup, gıybetini yapan adama gönderir. Ve bir de not: “Duyduğuma göre hakkımda konuşup hasenat ve sevabını bana hediye etmişsin. Ben de hediyene karşılık sana bu hurmaları göndermek istedim. Mazur gör. Çünkü senin hediyene tam olarak karşılık verme kudreti bende değildir.”

Hiç kimseyi incitmeye hakkımız yok. Belki bazen istemeden de olsa birileri hakkında konuşmuş olabiliriz. Ama düzeltmeye ve bir daha yapmamaya çalışmak en güzeli olsa gerektir. Gelin kendimizi ve dostlarımızı gıybetin çirkefinden uzaklaştırma yarışını başlatalım.

Haydi Bismillah.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
06.09.2020 13:30
06.09.2020 13:38
06.09.2020 13:23
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.