5 Haziran 2026, 05:11:16
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

Söz Namustur

06.09.2020 13:38 | Son Güncellenme: 04.06.2026 16:01
7
A+
A-

 İnsanlar var insancıklar var bu dünyada. Allah kendilerini yaratmış lütfetmiş, değer vermiş, sevgi yağdırmış üstlerine öbek öbek. Ama ne yazık ki yüz kişiden bir ya da iki kişi var bunun idrakinde olan. Ne diyeyim, Rabbim iflah eylesin. Amin.

Bu sıralar bazı iş görüşmelerinde bulundum. Hem kendime hem de eşime (yükünü hafifletme babında) yardımcı olmaktı gayem. İnsanların ne kadar çiğ, nafile, edepsiz ve basit olduğunu zaten biliyordum da, belki biraz düzelme vardır, kendilerine biraz çekidüzen vermişlerdir, diye ümit ediyordum. Siz kendi vasıflarınızı sayıyorsunuz ve şartlarınızı söylüyorsunuz önce. Sizi dinledikten sonra özellikle maaş söz konusu olunca hemen basitleşiveriyorlar. Muhasebe işleri yapılacak, telefon trafiği aksatılmayacak, prezentabl ve düzenli görünülecek, yabancı dilden bir şeyler bilinecek, müşteri ile güzel ilgilenilecek, şirketin satışları düzeltilecek vs.. Karşılığında alacağınız ücret en fazla 400 ytl. Ha unutmadan; sabah 08.00, akşam 18.45 mesaisi asla değişmemeli. Hatta eleman mümkün mertebe geç çıkmalı ki göze girsin. Sadece göze girsin… Yani (çok çok afedersiniz), eşşek gibi (hem de iki ş’li) çalışacak, ses çıkarmayacak, izin istemeyecek, çıkış saatlerinizi sürekli uzatacaksınız ve alacağınız parayı da kuyruğunuzu kısa kısa harcamanın yollarını bulacaksınız. Çünkü başka türlüsüne müsaade yok. Yine böyle bir işyerinin sorumlu asistanı olarak çalışmak üzere bir firmayla görüştüm geçen hafta. Bu sefer benim şartlarımı kabul etmesi halinde işe başlayacağımı söyleyip telefonumu bırakmıştım. Adam mecbur kalmış olmalı ki beni aradı ve “şartlarınız kabulümdür gelin başlayın” dedi. Ben de gidip işbaşı yaptım. İlk gün gerçekten çok yorucu oldu. Çünkü son beş yıldır hiçbir cari hesap takibi ve düzeni yapılmamış. Gelen kızcağızlar, telefona bakıp, dükkanı bekleyip gitmişler. Akşam eve geldiğimde müthiş yorulduğumu fark ettim. Ama bir yandan da huzurluydum. Gece kendi kendime planlar yaptım. Kısa zamanda toparlayıp şirketin düzenini sağlayacağıma inancım tamdı. Hatta satış parametresini yükseltmek için projelerim vardı. Çünkü sadece düzensizlik ve başıboşluluk etkiliyordu satışları. Ertesi sabah evden biraz erken çıktım daha erken varayım diye. Ama bindiğim dolmuş 10 metre gitmeden kaza yaptı. Polis gelip trafik açılana kadar, vakit bayağı ilerlemişti. Şoförden paramı geri alıp başka bir dolmuşa bindim ama trafik yoğun olduğundan, yine aynı saatte varabildim işyerine. Tam üzerimi çıkarıp masama oturayım derken sekreter hanım “Cemile abla konuşabilir miyiz” diye beni yanına çağırdı. Patron, “mesai konusunda anlaşamıyoruz, benim de ona söylemeye yüzüm yok, yarın gelmesin”, dedi”. “Bunu sana ben söylediğim için üzgünüm, çünkü seni sevmiştim. İnşallah sana değer verecek birileriyle çalışırsın” dedi. Aslında biraz tuhaf oldum ama sakin ve metanetli olmak gerekir böyle anlarda. Seccademi, terliğimi, havlumu çantama koyup sekretere “Patronuna, benimle bir akit yaptığını ve bu akdi kendisinin bozduğunu, kalbimin eğrildiğini ve hakkımı helal etmeyeceğimi söyleyin” diyerek oradan ayrıldım.

Aslında beni üzen, sorun ne ise ya da ne olmasını istiyorsa, bizzat benimle muhatap olmaması ve yüzüme söylememiş olmasıydı. Ismarlamalardan nefret ediyorum. Sözlerin yerine getirilmemesinden nefret ediyorum. Çünkü benim kitabımda söz namustur. Hele insanların bir konuda anlaşma yaptıktan sonra geri dönmelerini hiçbir mazeret temizlemez. Eğer bu yazımı eskaza okuyan işverenler olursa, bilsinler ki yatacak yerleri yok kendilerini düzeltmedikçe. Bir işverenin; çalıştırdığı elemanına müreffeh bir hayat sunmaktan haz alıp, gurur duyması gerekirken, tam tersi ona verdiği yetersiz ücreti bile çekemediğini ya da o garibana layık görmediğini(sana bu ücret çok bile der gibi) düşünüyorum. Sanki bu ücret bir emeğin karşılığı değil de sadaka… Ve işçiler aynı şekilde bu haksızlık ve caymalara göz yumarlarsa aynı akıbet onları da beklemektedir. Lütfen, hiçbir şey için geç kalmayalım. Çünkü gözümüzün kapanmasıyla, ebedi hayatın kapısını aralamış olacağız. 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.