5 Haziran 2026, 05:12:54
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

KÜLTÜR HORONDAN İBARET DEĞİLDİR!

04.09.2020 20:11 | Son Güncellenme: 04.06.2026 16:10
7
A+
A-


KÜLTÜR HORONDAN İBARET DEĞİLDİR!

Kültür ve yardımlaşma derneklerimiz tarafından “şenlik” adı altında düzenlenen sosyal ve kültürel etkinlikler, her geçen gün biraz daha artmaktadır. Bu düzenlemelere belediyeler, dernekler ve muhtarlıklar öncülük etmekte; iş adamlarımız, esnaf ve sanatçılarımız da destek ve katkı sağlamaktadır.

           Diğer bir yandan dinî bayramlarda düzenlenen “keşkekli bayram eğlenceleri”,Hıdırellez, Mayıs Yedisi gibi geleneksel günleri, kına gecelerimizi ve düğünlerimizi de eklediğimizde, özellikle bahar ayları ile birlikte başlayan şenlikler, yaz boyunca ardı arkası kesilmeden sürmektedir.

        Bu tür beraberliklerin insanımızın psikolojik yapısı üzerinde olumlu yönde etki ve katkıları olmaktadır: Şenlikler ve çeşitli kültür faaliyetleri bireylerin moral gücünü artırmakta, onlara güven duygusu aşılamakta ve bir topluluğa ait olduğu hissi vererek sorunlar karşısında onu güçlü kılmakta; böylece insanları hayata ve birbirine bağlayarak yaşama arzusunu kuvvetlendirmektedir. Şenlikler bu yönü ile yararlı etkinlikler olarak kültür hayatımızdaki tartışmasız yerini almaktadır.

         Ayrıca insanların birbirleri ile tanışmaları, kaynaşmaları, devamındaki karşılıklı ziyaretler, zamanla elde edilen sosyal gücün paylaşımı ve kişiler arasında yayılması, bir sorunla karşılaşıldığı zaman birlikte çözüm aranması… Siyasi otoriteler, devlet erkanı ve diğer sivil toplum kuruluşları tarafından dikkate alınma, kabul görme ve söz sahibi olma gibi kazanımlar da dernekleşmenin ve şenliklerin diğer faydalı yönlerinden bazılarıdır.    
           Ancak her şeye rağmen bu tür faaliyetlerin olumsuz yanları da konuşulmalı, dernekçilik anlayışımız ve şenlik programlarımız nicelik ve nitelik bakımından değerlendirilmeye tabi tutulmalı; gittikçe sıradanlaşan, tek düzeli bir yapıya dönüşen ve artık herkes tarafından ezberlenen içeriği, daha renkli ve zengin hale getirilmeli ve çeşitlendirilmelidir. Bu çalışmaları yaparken ana ilke;gelişmeyeevet, değişmeye hayır; yenileşmeye evet, başkalaşmaya hayıranlayışı olmalıdır.

Uzun yıllar dernekçilik faaliyetleri içinde bulunmuş, şenliklerin düzenleyici ve sunuculuğunu yapmış bir kişi olarak bu alanda gayretle çalışan değerli arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Ancak daha iyiye ulaşmak için dernekçiliğimiz ve şenliklerimiz hakkında bir değerlendirme ve özeleştiri yapma gereği olduğuna da inanıyorum. 

Dernekçilik, kahvehanecilikten; kültür, horondan ibaret değildir.

        “Kültür, bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü maddi ve manevi değerlerin bütünüdür.”        Tanımda geçen “her türlü maddi ve manevi değerler” ifadesine rağmen, kültürümüzü sadece horondan ibaret görerek sosyal alanımızı daraltma, sadece oynayıp duran bir topluluk görüntüsü verme, kültürümüzün zenginliğini küçültmedir ve ona uygulanan kısıtlamadır. 

        Konuya iyi niyetle yaklaşıldığı ve araştırmaya ve bilgiye dayalı olarak katkı sağlandığı zaman sosyal ve kültürel çalışmalarımız daha etkili ve iz bırakan bir yapıya ulaşacaktır. Aslında nelerin yapılması gerektiği, hangi çeşitliliğin sağlanabileceği gayet açıktır. Şark köşelerinden, etnografya bölümlerinden, yerel kıyafet sergilerinden oluşan dernek dekorları yapılabilir. Dernek içinde sıra geceleri, dini ve milli gün ve gecelerin kutlanması… Günlük olayların değerlendirildiği toplantılar… Sorunların konuşulduğu sempozyum, forum ve paneller… Kimsesiz, düşkün, hasta ve öğrencilerin takibi ve onlara yapılacak yardımların sağlanması… Kına geceleri, sünnet törenleri… Taziye, temsil ve her türlü tebrik ziyaretleri… vs.

         Bunun örneklerini diğer Anadolu derneklerinin icraatlarında görmek mümkündür. Bu dernekler kültür alanındaki zenginliğini yerelden evrensele taşıyabilen, etkinliklerindeki çeşitlilik ve kabul görme özelliği ile dikkati çekmektedir. 

        Ulusal ve uluslar arası yarışma ve gösterilerde; örneğin bir zamanlar Fransa’daki uluslar arası halk oyunları yarışmalarında Karadeniz horonundaki figürlerin bıraktığı etki, uyandırdığı ilgi gittikçe azalmaktadır. Bu nedenle, horon figürlerine yeni katkılar sağlamak, horonu yeknesaklıktan kurtarmak düşüncesiyle çalışmalar yapılmakta; usta öğreticilere bu konuda öneriler sunulmakta, onlardan yeni hamleler beklenmektedir.

       Çünkü kendisini çeşitlendiremeyen ve yenileyemeyen bir sosyal faaliyet, zaman içinde zihinlerdeki ve gönüllerdeki tutunma dişlilerini sıyırır, yalama olur ve etkileme gücünü yitirir. Bu sebepledir ki kültür gecelerimizin, şenliklerimizin, keşkek davetlerimizin mutlaka bir uzman danışma kurulu tarafından yapılandırılması gerekir. Bu danışma kurulu tarafından, yapılacak çalışmaların otantik yapıya, geleneksel özelliklere, güncel yaklaşıma uygun olup olamayacağına, değilse doğrusunun nasıl olması gerektiğine karar verilmesi; ilgililere öneriler sunulması gerekir.

         Değişik köşe yazılarında, internet sitelerinin okuyucu yorumlarında ya da sohbetlerde bu konudaki eleştirileri okuyoruz, dinliyoruz:        

Kültür sadece horon oynamak mıdır? Dernekçilik, kahvehanecilik midir? Hep aynı şeyleri yapmaktan sıkıldık; in şehire şenlik, çık dağa şenlik… Zaten birinin diğerinden farkı yok! Sanki işimiz gücümüz horon ve kemençe…Oyun ve eğlence düşkünü olduk…Bu konudaRoman vatandaşlarımızı geride bırakmaya başladık! Başka derdimiz yok mu? Hiç sıkıntımız yokmuş, bütün sorunlarımız halledilmiş gibi bir görüntü veriyoruz.Bu toplanmalar meyvesini vermiyor; ilgiye, desteğe ve sorunların çözümüne dönüştürülemiyor!   

        Bu ve buna benzer eleştiriler son zamanlarda sıkça duyulmaya başlanmıştır. Yapılan etkinliklerin sayıca çokluğu ve programların içeriği konusunda bir sorgulama ve arayış olduğu anlaşılmaktadır. İstikamet bu yöndedir. Demek ki bu alanda yapılan çalışmalar üzerinde birlikte düşünmek, araştırmak, konuşmak, tartışmak ve sonuçları paylaşmak; ortaya en etkin, kalıcı ve doğru olanı çıkartmak ve toplumun beğenisine ve takdirine sunmak gerekiyor.      Toplumun ortak değerleri alanında kişisel yaklaşımlar ölçü olmamalı; ortak akıl, ortak duygu ve yakın estetik anlayışlar ölçü alınmalıdır.

Esen kalın, hoş kalın…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.