5 Haziran 2026, 05:12:17
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

“ARASATTA KALMAK”

04.09.2020 20:38 | Son Güncellenme: 04.06.2026 16:07
7
A+
A-

İdefiks haline dönüşen çakılı fikirler, gelişme yeteneğini ve esnekliğini yitirdiği için kendisini daima haklı, başka düşünceleri tehlikeli, farklı düşünenleri de düşman olarak algılama problemi ile karşı karşıyadırlarOysaher konuda herkesin mutlaka söyleyecek bir sözü vardır; olmalıdır da… Bazılarına göre diğerleri, diğerlerine göre başkaları haksızdır. Farklı fikirlerimize rağmen birbirimizi dinlemeyi, kavga etmeden düşünebilmeyi başarmalıyız. Kendimiz kadar karşımızdakinin de var olma ve yaşama hakkı olduğunu olgunlukla kabul etmeli ve saygı ile karşılamalıyız.

           Kimin ne kadar haklı olduğunu veya doğru söylediğini hemen ölçerek bize bildirecek bir mekanizma keşki olsaydı… Sosyal alandaki algı, gelişme ve değişimleri ölçerek kesin sonucu hemen alamadığımıza göre görüş ve düşüncelerin olgunlaşma sürecini beklemek, zor da olsa sabırla karşılamak gerekir. Zaman içinde neyin doğru, kimin yanlış olduğu elbette ortaya çıkacaktır.

           Bu çerçevede yeni anayasa çalışmaları ve “toplumsal barış” görüşmeleri hakkındaki düşüncelerimi siz değerli okuyucularımla paylaşmayı çok isterdim ama “Arasatta kalmamak” adına bu konuyu bir kere daha ele almadan geçiyorum. “Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranamamak” diye bir deyim vardır ya, işte tam da bu durum!  

                                                          ANNE

            Dünya Kadınlar Günü geride kaldı. Anneler Günü yaklaşmaktadır. Bu sebeple “kadın” ve “anne” kavramları üzerinde durmak istiyorum:

           Türk destanlarında efsanevi olarak anlatıldığına göre, hakanın karısı gökten inen mavi bir ışığın içinden çıkmıştır ve çocuklarının adları; Gün, Ay, Yıldız’dır. “…bir gün Oğuz Kağan Tanrıya yalvarmaya başladı. Gökten bir mavi ışık indi. Mavi ışığın ortasında bir genç kızın olduğunu gördü. Oğuz Kağan kızı görünce aklı başından gitti, kızı sevdi, aldı.” (Oğuz Kağan Destanı’ndan)

            Hakanın ikinci karısı aynı şekildeki anlatıma göne, göl ortasındaki bir adada bulunan ağacın kovuğundan çıkmıştır ve çocuklarının adları; Gök, Dağ, Deniz’dir… “Oğuz Kağan, bir göl ortasında adanın üzerinde bir ağaç gördü. Baktı ki bu ağacın kovuğunda bir kız oturmakta;  Oğuz Kağan kızı bir görüşte sevdi, onu da aldı.” (a.g.e.)

          Görüldüğü gibi destanlarımızda ve sosyal hayatımızda kadına özel bir statü ve değer verilmiştir. Öncelikle kadın bizde “Hatun kişi” dir. İnsanlık tarihine bakılınca görülecektir ki Türkler’de kadın, erkeğinin sadık dostu, arkadaşı ve sırdaşıdır; at üstünde, yaylakta, kışlakta onun en yakın en candan yardımcısı ve paydaşıdır. Kadın, günlük hayatın her kademesinde vardır, aktiftir ve söz sahibidir. Kurultaylarda hakanın sol yanında kadın oturmakta, sağ yanında ak saçlı ihtiyar oturmaktadır.Anlaşılmaktadır ki, kadın, ülke yönetimine ve sosyal hayata ilişkin görüşlerini söyleme hakkını bir lütuf olarak başkalarından almamış, bu hakkını doğuştan getirmiştir.

        “Oba” denen yerleşim yerlerinde kadınların geleneksel bir sistematiği vardır ve yönetimin işini bölüşür kendilerine uygun olanları üstlenirler; sorunların çözümüne katkıda bulunurlar. Kurtuluş Savaşında, Çanakkale’de ve diğer cephelerde erkeğinin yanındadır… Sevgilisine; “Bana kavuşmak istiyorsan cepheye git! Önce vatan! Sonra bana gel” diyen anıt karakterdir. Nene Hatun’dur, Kara Fatma’dır, Emine onbaşıdır, Halide Çavuştur…

       Kadınlarımız “çadırımızın orta direği”,  “yuvamızın dişi kuşudur”. Onların dokunmadığı çiçek kokmaz; onların olmadığı ev yaşanmaz; onların girmediği gönül sevgiyi tanımaz… Kadına ev verirsen yuvaya dönüştürür, ekmek verirsen aş eder, dal verirsen ağaç eder, sevgi verirsen seni başa taç eder…

      Biz kız çocuklarını utanç vesilesi sayarak toprağa gömmedik; onlardan utanmadık; onları onurumuz, şerefimiz bildik;namusumuz saydık, başımızın tacı, gönlümüzün sultanı dedik…

        Annelerimizi Cennet’e ulaşmanın vesilesi bildik; “Cennetin anaların ayağı altında olduğuna” inandık. Dara düşünce gidip başımızı onların dizine dayadık; gönlümüzdeki kasırgayı onun güzel sözleriyle dindirdik, fırtınalı günlerde onun limanına sığındık. Babamızın değişmez kurallarını annemizin aracılığı ile değiştirdik. Biraz tuhaf bir soru olacak ama; kadınsız bir dünya nasıl bir dünya olurdu? Bunu hiç düşündünüz mü?

        Küçük yaşta annesini kaybedenlerin yaşayamadıkları duyguların acıttığı yüreğimle, bütün annelerimizin anneler gününü kutluyor, ellerinden saygı ile öpüyorum.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.