5 Haziran 2026, 05:11:48
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

Referans Sorunu

05.09.2020 12:52 | Son Güncellenme: 04.06.2026 16:04
7
A+
A-

Özellikle AB sürecinde, ekonomik, siyasi, hukuki ve diğer alanlarda yapılan değişikliklerin referansının batı medeniyeti olmasını, aydınlar ve siyasiler indinde aynı dilin kullanılmasını, zihni, felsefi, ilmi fukaralık olarak mı, yoksa, yönünü kaybetmiş, kendini tanımlama bunalımı yaşayan, tarihi ile şimdi arasında bağlantı kuramayan, kendi birikimleri ile tarihe yön verme cesareti gösteremeyen, pasif, bedavacı, havaleci, kendine güvensiz bir toplum haline gelmek olarak mı görelim?

Dünyanın;- iyi olsun kötü olsun- bu günkü durumundan her toplum, hatta yaşayan yaşamayan her birey sorumludur ve aynı zamanda hak sahibidir. Yani hiç kimse, günümüzde ulaşılmış olan bilimsel ve teknolojik seviyeyi tek başına sahiplenemez. Yaşanan insanlık dramları konusunda da hiç kimse sorumluluktan kaçamaz.

Her medeniyetin, insanlığa armağan ettiği güzellikler vardır elbette. Ancak, hiçbir medeniyetin güzel olan her şeyi sahiplenme hakkı yoktur.

Anlaşılan o ki, batı medeniyeti, dünya üzerinde var olan her şeyi sahiplenme ve kendisini, her yolu kullanarak pazarlama peşinde. Batı, kendi yaşam biçimini, düşünce sistemini, hayata bakışını, inancını, dünyaya pazarlıyor. Çünkü kendisi en idealdir. onların değerlerini benimsememiş hiçbir toplum gelişmiş değildir. Böyle toplumları geliştirmek için, en sinsi, gayr-ı ahlaki formüller uygulanmalıdır.

İdeal gördükleri medeniyete bakıldığında, görünüş itibari ile ışıltılı, al benili, özü itibari ile bomboş, mat ve karanlıktır. Dünyaya kan ve göz yaşından başka hiçbir şey verememeleri bundandır. Tanrıyı öldürmüş ve hayatın dışına itmiş, pozitivist, parayı ve insanı tanrılaştıran bir zihin yapısının, bundan başka verebileceği hiçbir şeyde olamazdı zaten.

Durum böyle olunca, hayatımızın her alanında; içten çürümüş, başkalarını sömürerek ayakta duran, durumunu sağlama almak için, insanların en temel hakkı olan, başta yaşama hakkı olmak üzere, daha bir çok hakkını rahatlıkla göz ardı edebilen batıyı neden referans alıyoruz?

Madde ve manayı en güzel şekilde meczeden, insanı yaratılmışlar arasında en güzel yere koyan, ancak tanrılaştırmayan, insan- Allah, insan- insan, insan- evren, Allah-evren arasındaki ilişkilerde olağanüstü prensipler koymuş,dinimizi ve tarihi tecrübemizi neden göz ardı ediyoruz?Batının etkisiyle oluşan ve bütün zenginliklerimizi yok eden, kendimize güvenimizi sarsan, aşağılık kompleksinden ne zaman kurtulacağız.

Referans aldığımız medeniyetin, insanlığa hiçbir şey vermediği gerçek anlamda anlaşılınca-ki bana göre anlaşılmıştır- insanlığın huzuru ve mutluluğu için, kendimize ait projemiz var mı acaba? Bizim biz olarak, insanlığa söyleyeceğimiz şeyler yok mu, olmayacak mı? Biz hep başkalarının yazdığı senaryoları mı oynayacağız? Başkalarının kendi hedefleri doğrultusunda hazırladığı, yazdığı tarihi mi yaşayacağız? Tarihi tecrübelerimizi ve imkanlarımızı kullanarak, kurallarını bizim koyduğumuz, asil, esaslı bir projeyi ne zaman inşa edeceğiz. Başkalarının kurguladığı sistemler içerisinde debelenip duracak mıyız? Bizim, yaşama ait evrensel kurgularımız nerede? Bize ait yeni şeyler söyleme zamanı gelmedi mi?

Toplumsal problemlerimizin çözüm yollarını, kendi içimizde bulmak yerine, çözümün; Ancak, AB’ye girersek olabileceği yönünde fikir beyan edenlerin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği son kararı tekrar gözden geçirmelerinde fayda var. 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.