5 Haziran 2026, 05:12:04
SON DAKİKA
Eğitimde Anne Baba ve Çocuklar
Geyikli’de Sosyal Hizmet Binası Açılışı Yapıldı.
MEZARSIZ ŞEHİT
TOPRAKLARI VATAN KILAN MÜHÜR BÂNİSİ GÂZİ
Sütpınar mahallesi’ndeki 6 öğrenci hafızlıklarını tamamladı
Küçük Yusuf, derin bakışlar içerisinde hayata veda etti
Uzman çavuş Mustafa Demirbaş, ebediyete uğurlandı
BİR BÜYÜKŞEHİR HİKÂYESİ VE “KIRSAL MAHALLE”
ŞEHADETİNİ RUYADA GÖRDÜ
Hacı Mehmet Gülay hayatını kaybetti.
Hüseyin Öngöz ebebiyete uğurlandı
Yusuf Yazıcı’nın, SMA hastası Demir Ali’ye yaptığı destek alkışlandı.
Demir Ali Bayraktar’ın tedavisi için Kermes Düzenledi
Geyikli Derneği ve ŞAL-FED, Demir Ali Bayraktar için kermes düzenliyor
SMA hastası Demir Ali Bayraktar için, bir anda 6 bin dolar toplandı.
Avukatlığı bıraktı, SMA hastası oğlu için rozet satıyor
Ak Parti Milletvekili’nden Demir Ali bebeğe yardım açıklaması
Kırklareli Valisi Osman Bilgin, Demir Ali bebeğe yardım ekibini makamında kabul etti.
Demir Ali Bayraktar, TRT Haber’de.
Kazançlarını Demir Ali Bayraktar’a bağışladılar.
Demir Ali’ye bağışlar büyüyor, ama hedefe henüz ulaşılmadı.
O il karantinaya alındı.
Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Demir Ali için, Duisburg Trabzonlular derneği’nden örnek bir organizasyon.
“Bana bir şey olmaz” dedi, koronavirüs oldu.
İstanbul’da kademeli mesai uygulamasına geçilecek.
Demir Ali’ye Yardım Twitter’da Dünya Gündeminde Yer Aldı.
Keziban Akkaya (karakız) vefat etti.
Demir Ali bebeğe bağış yapma, resimlerle anlatım.
Demir Ali’nin tedavisi için, 10 Euro bağış yapacak 210 bin kahraman aranıyor.
Dolar 46,0621
Euro 53,5360
Altın 6.620,55
BİST 13.872,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Trabzon 21°C
Az Bulutlu
Trabzon
21°C
Az Bulutlu
Çar 23°C
Per 24°C
Cum 24°C
Cts 24°C

TÜSiAD Üzerine

05.09.2020 12:46 | Son Güncellenme: 04.06.2026 16:05
7
A+
A-

Sendikaların asıl amacı, çalışanların ekonomik ve soysal çıkarlarını korumaktır. Sendikaya üye olanların da beklentisi bu yöndedir.

Çalışma hayatımızda var olan işçi ve memur sendikaları, çalışanların çıkarlarını korudukları müddetçe başarılı olmakta ve temsil etme gücü kazanmaktadır. Bu yazıda vurgulamak istediğim konu, geçmişte işçi sendikalarında yaşanan temsil etme krizinin, memur sendikalarında da olabileceği tehlikesidir.

Bilindiği üzere, geçmişte bazı işçi sendikalarının başkanları, kendi ekonomik ve siyasal çıkarları yüzünden, temsil ettikleri işçileri unutmuşlar, kendi ikballerinin derdine düşmüşlerdi. Bu durum halen de devam etmektedir. Demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin hiçe sayıldığı zamanlarda, beşli inisiyatif denilen STÖ’lerin, demokrasi ve özgürlüklerin neresinde durduğunu bu millet unutmamıştır. Maalesef, ülkemizin derin ekonomik krizlere muhatap olmasının tetikleyicileri konumuna düşmüşlerdir.

Memurların üye olabileceği birden çok konfederasyonun olduğu çalışanların malumudur. Niçin birden çok sendikal faaliyet var? Bunlar tek çatı altında birleşemezler mi? Soruları bu işle uğraşanların her zaman muhatap olduğu sorulardır. İnançların, dünya görüşlerinin, bakış açılarının, çözüm önerilerinin farklı olduğu bir dünyada bu sorulara yer olmasa gerektir. Ortak çıkarlar, ortak problemler olsa da, bu problemlere çözüm üretmekteki farklılıklar, ortak çıkarları korumada kullanılan farklı yöntem ve tarzlar, bu farklılıkların önemli sebeplerindendir. Çalışanın önünde farklı seçeneklerin olması, sendikaların kaliteyi yakalamaları, çalışanların kendilerini temsil edebilecek olanı seçebilmeleri açısından önemlidir. Ülkemizdeki sosyolojik yapıya baktığımızda bu farklılıklar kaçınılmazdır. Ayrıca birden çok sendikanın olması, sendikal faaliyetleri zaafa düşürecek nitelikte değildir. Önemli olan her sendikanın kendisini arz etmesi, çalışanların da tercihte bulunmasıdır. Birey hangi yönde tercih kullanmışsa bu tercihe ancak saygı duyulur. Yapılan tercihler daha sonra kendi hür iradeleriyle rahatlıkla değiştirilebilir. Bu değiştirmelere de saygı duymak gerekir. Demek ki, bulunduğu sendikada kendisini temsil etme gücü görmüyor. İşte memur sendikalarını bekleyen en önemli sıkıntıların başında, bireylerin tercihlerine saygı duyulmaması gelmektedir.

Bu konuya devam etmeden önce, farklı sendikaların ortaya çıkmasının sebepleri arasında gördüğüm bir tespiti belirtmek isterim. Millet olarak, başkalarından aldığımız şeyleri kuşa çevirmekte mahiriz. Tabiî ki kendi toplumumuza has değişiklikler yapacağız. Ancak, bizde hemen devreye bireysel çıkarlar girmekte, temsil edilen insanların çıkarı değil de, elde edilecek kişisel faydalar ön plana çıkmaktadır. Avrupada sendikal faaliyetlerde ortak yönler dikkate alınırken, bizde, farklılıklar temel alınmaktadır. Böyle olunca da ayrılıklar kaçınılmaz olmaktadır. Bu durumun bize has, siyasal, sosyal, ekonomik sebepleri de vardır.

Sendika çalışmaları sırasında farklı sendikalara üye olmuş kişiler arasında hiçte hoş olmayan bazı husumetlerin varlığını müşahede etmekteyiz. Bu husumetlerin tamamen bireysel çıkarlara bağlı olduğunu da üzülerek görmekteyiz. Aynı kurumda, aynı ortamda çalışan kişilerin ortak çıkarlarını birlikte savunma yerine, farklı sendikaya mensup olmalarını öne sürerek birbirlerine mesafe koymaları başka nasıl açıklanabilir.

Sendikaların, çalışanların ekonomik, sosyal, hukuksal sıkıntılarına zaman ayırma yerine, bireysel çıkarlara alet edilmeleri, sivil toplum örgütleri açısından temsil krizini gündeme taşıyacaktır. Tehdit, şantaj, gelecek vaadi ile üye yapmak, sendikaların güvenilirliği açısından en büyük engeli oluşturmaktadır. Bir sendikadan başka bir sendikaya geçen arkadaşlarımızın muhatap olduğu muamelelere şahit oldukça, sendikacılığın çok uzağında olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sendikacılık yapan arkadaşlarımızın, özgüvene sahip, kendi doğrularına sahip çıkan, fakat tek doğrunun kendisi olmadığının farkında olan bir anlayışla hareket etmelerinde, sendikaların geleceği açısından fayda bulunmaktadır.

Sendikalar, kişisel ekmeğin değil, emeğin mücadelesini vermelidir. Aidiyetlerimiz, bizim dışımızdakileri görmemize, onları oldukları gibi kabul etmemize engel olmamalıdır. Mensup olduğumuz hiçbir kurum, kuruluş, örgüt insan olma ortak noktamızı yok edemez. Bu anlayışla hareket etmek, sendika yöneticilerinin“ekmeğimle oynayanın, hayatıyla onarım” tehditlerini de ortadan kaldıracaktır. Çünkü sendikalar hiç kimsenin ekmek kapısı değildir. Sivil toplum örgütlerine üye olanlar, hangisine üye olursa olsun, hiçbir şekilde tehdide, gelecek kaygısına maruz bırakılmamalıdır. Bu tür yaklaşım sivil toplum mantığına aykırıdır. Birbirimizle kavga ederken, asıl yapmamamız gerekenleri atladığımızın farkında bile değiliz. İşte, sendikal faaliyetlerin zaafa düştüğü asıl nokta budur.

Sendikalar, ideolojilerin ya da siyasi partilerin temsilcileri değil, emeğin temsilcileridir. Ben ak sen kara düzeyinde kalan sendikal bir anlayış kimi temsil edebilir ki!… 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.